<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>About ethnography, research &#38; insight</title>
	<atom:link href="http://etnografika.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://etnografika.wordpress.com</link>
	<description>let&#039;s talk about consumer ınsıght, research and more</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Jan 2012 08:01:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='etnografika.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://0.gravatar.com/blavatar/a596cf00f354dd79d2920840c8d27bda?s=96&#038;d=http%3A%2F%2Fs2.wp.com%2Fi%2Fbuttonw-com.png</url>
		<title>About ethnography, research &#38; insight</title>
		<link>http://etnografika.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://etnografika.wordpress.com/osd.xml" title="About ethnography, research &#38; insight" />
	<atom:link rel='hub' href='http://etnografika.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Malcom Gladwell / Outliers ve Kültürün etkileri</title>
		<link>http://etnografika.wordpress.com/2012/01/27/malcom-gladwell-outliers-ve-kulturun-etkileri/</link>
		<comments>http://etnografika.wordpress.com/2012/01/27/malcom-gladwell-outliers-ve-kulturun-etkileri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 08:01:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>demetdemiray</dc:creator>
				<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Malcom Gladwell]]></category>
		<category><![CDATA[Outliers]]></category>
		<category><![CDATA[Roseto]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etnografika.wordpress.com/?p=375</guid>
		<description><![CDATA[Geçen gün Malcom Gladwell’in “Outliers” kitabını karıştırıyordum. Malcom, bizleri kitabın başlığı ve ana tartışma konusu olan“outlier” kavramı ile tanıştırmak için güzel bir giriş yazmış; girişte Amerika’da yer alan küçük bir kasabadan ve bu kasabada yaşanan sağlık bilmecesinden bahsediyor. Roseta Pennsylvania, Northhampton’da, İtalya kökenli göçmenlerin kurduğu, 1600 nüfuslu küçücük bir kasaba. Fakat kasaba nüfusunun gösterdiği ve [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=375&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen gün Malcom Gladwell’in “Outliers” kitabını karıştırıyordum. Malcom, bizleri kitabın başlığı ve ana tartışma konusu olan“outlier” kavramı ile tanıştırmak için güzel bir giriş yazmış; girişte Amerika’da yer alan <a href="http://etnografika.files.wordpress.com/2012/01/outliers-malcolm-gladwell.png"><img class="alignright  wp-image-376" title="outliers-malcolm-gladwell" src="http://etnografika.files.wordpress.com/2012/01/outliers-malcolm-gladwell.png?w=207&#038;h=146" alt="" width="207" height="146" /></a>küçük bir kasabadan ve bu kasabada yaşanan sağlık bilmecesinden bahsediyor. Roseta Pennsylvania, Northhampton’da, İtalya kökenli göçmenlerin kurduğu, 1600 nüfuslu küçücük bir kasaba. Fakat kasaba nüfusunun gösterdiği ve Amerikan normları ile çelişen istatistikler bu kasabayı oldukça önemli bir tartışmanın ortasına yerleştiriyor. Gladwell’in anlatımıyla:</p>
<blockquote><p>Roseto’da, neredeyse 55 yaşının altındaki hiç kimse kalp krizinden hayatını kaybetmemişti veya kalp rahatsızlığı yaşadığına dair herhangi bir işaret görülmemişti. Roseto’da 65 yaşın üstündeki erkeklerde kalp krizi geçirme oranı, Amerika’nın yarısından daha azdı. Bilinen ölüm nedenlerinin hepsi, Roseto’da %30-%35 daha düşük oranlardaydı.</p></blockquote>
<p>Aslında kasabada Amerikan normları ile çelişen tek şey sağlık istatistikleri değil, aynı zamanda diğer sosyal göstergeler de Roseto’yu normların dışına, Malcom’un deyişiyle ile “outlier” statüsüne koyuyor. Yine Gladwell’den aktarırsak:</p>
<blockquote><p>[Kasabada] intihar, alkolizm, uyuşturucu bağımlılığı bilinmemekte, suç oranı ise yok denecek kadar azdı. Sosyal yardıma muhtaç hiç kimse de bulunmamaktaydı. [Rosetolularda] mide ülseri de hiç görülmemekteydi. Kısacası, bu insanlar gerçekten sadece yaşlılıktan ölmekteydi.</p>
<p><a href="http://etnografika.files.wordpress.com/2012/01/roseto-violent-crime-comparison.png"><img class="aligncenter size-medium wp-image-377" title="roseto-violent-crime-comparison" src="http://etnografika.files.wordpress.com/2012/01/roseto-violent-crime-comparison.png?w=300&#038;h=278" alt="" width="300" height="278" /></a></p></blockquote>
<p>Bu tespitten sonra Roseto’da yürütülen çalışmalar, kasabadaki bu mucizevî sonuçların, ne kasabalıların tercih ettiği yiyecek alışkanlıkları, ne yaptıkları fiziksel egzersizler, ne de kasabanın konumunun sağladığı iklim ve jeolojik koşulların sonucu olduğunu göstermiştir. Hatta sonuçlardan şüphelenen uzmanlar, Rosetoluların halen İtalya’daki yakınlarını ve Amerika’nın başka bölgelerinde yaşayan Rosetoluları da kapsayan genetik araştırmalar gerçekleştirmiş; genetik faktöründe etkisiz bir kıstas olduğunu tespit etmiştir.</p>
<p><a href="http://etnografika.files.wordpress.com/2012/01/virtua_roseto.jpg"><img class="alignleft  wp-image-378" title="virtua_roseto" src="http://etnografika.files.wordpress.com/2012/01/virtua_roseto.jpg?w=157&#038;h=190" alt="" width="157" height="190" /></a>Bu muammayı çözümlemek üzere, Bruh ve Wolf’un kasabada yaptığı incelemeler, kasabanın yerinin ya da kasabalıların genetik kodlarının değil, kasabada kurulan sosyal yaşamın esas mucize kaynağı olduğunu göstermiştir. Kasabalılar modern dünyanın getirdiği stresten uzak, mutlu ve huzurlu bir yaşam sürmektedir. Rekabetin olmadığı, ahenk kelimesinin gündelik hayatı özetlediği Roseto, biz metropol insanların muzdarip olduğu şehir hayatının getirdiği stresten uzak bir yaşam kültürü oluşturmakta. Yaşlılar sosyal hayatın içinden çıkarılmamakta, saygıyla kabul edilmekte ve gündelik hayatın bir parçası olarak kabul edilmektedir. Kasabanın aktif kilise cemaati, yardımlaşma grupları oluşturarak kimsenin toplum dışına itilmemesini sağlamakta, hem güçlü bir grup bilinci hem de sosyal eşitlik kültürü yaratmaktadır. Kısaca özetlersek, Rosetoluların Amerika genelinden daha sağlıklı olmasının asıl nedeni bu küçük kasabadaki topluluğun kendi içinde toplumsal barış ve huzuru yakalamış olmasıdır.</p>
<p>Gladwell’in kitabının basılması ile birlikte kasaba hatırı sayılır bir üne kavuştu ve günümüzde bu huzurlu ortamın nimetlerinden faydalanabilmek için bölgeden ev satın almaya çalışanlar, burada iki-üç günlük kaçamak tatiller yapabilmek için otel arayanlar, bölge için yepyeni bir geçim kaynağı yarattı. Tabi yeni nüfusun bu kapalı toplumsal yapının nimetlerinden ne kadar faydalanabileceği ya da kısa süreli ziyaretlerin, nüfusu ne kadar etkileyeceği bir tartışma konusu. Ancak, Roseto örneğinin hepimize öğrettiği önemli bir şey var, o da kültürün en zor fark edilen değişkenlerden biri olmasına rağmen, insan yaşamını derinden etkileyecek bir güce sahip olmasıdır. Bu yüzden, evet istatistikler önemli, evet ortalamalara bakmalıyız, evet rakamsal analizlere ihtiyacımız var. Ancak, kolay ölçümlenemeyen kültür, asla ihmal edilmemesi gereken ve insan yaşamını şekillendiren ve yönlendiren en önemli bir etmendir.</p>
<p>Mehmet Demiray</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/etnografika.wordpress.com/375/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/etnografika.wordpress.com/375/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/etnografika.wordpress.com/375/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/etnografika.wordpress.com/375/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/etnografika.wordpress.com/375/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/etnografika.wordpress.com/375/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/etnografika.wordpress.com/375/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/etnografika.wordpress.com/375/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/etnografika.wordpress.com/375/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/etnografika.wordpress.com/375/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/etnografika.wordpress.com/375/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/etnografika.wordpress.com/375/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/etnografika.wordpress.com/375/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/etnografika.wordpress.com/375/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=375&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etnografika.wordpress.com/2012/01/27/malcom-gladwell-outliers-ve-kulturun-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/09e537f84ac771faafe0c0f4699df738?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">demetdemiray</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://etnografika.files.wordpress.com/2012/01/outliers-malcolm-gladwell.png?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">outliers-malcolm-gladwell</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://etnografika.files.wordpress.com/2012/01/roseto-violent-crime-comparison.png?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">roseto-violent-crime-comparison</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://etnografika.files.wordpress.com/2012/01/virtua_roseto.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">virtua_roseto</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Twitter çok şeyi değiştirecek!</title>
		<link>http://etnografika.wordpress.com/2012/01/18/twitter-cok-seyi-degistirecek/</link>
		<comments>http://etnografika.wordpress.com/2012/01/18/twitter-cok-seyi-degistirecek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2012 16:02:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>demetdemiray</dc:creator>
				<category><![CDATA[araştırma yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[kodlama]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya analiz]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etnografika.wordpress.com/?p=371</guid>
		<description><![CDATA[Geçen hafta twitter’ın derinlikli analizler için verimli bir kaynak olduğu ve doğru kullanılırsa hem araştırmacılar için iyi bir araç, hem de pazarlamacılar için de takip etmeye değer bir mecra olduğundan bahsetmiştik. Ancak herkesin bu fikri paylaştığını söylemek mümkün değil. Pek çok kişi twitter, facebook gibi sosyal paylaşım ağlarının aynı anlamsız mesajları, binlerce kere ve tarihte [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=371&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen hafta twitter’ın derinlikli analizler için verimli bir kaynak olduğu ve doğru kullanılırsa hem araştırmacılar için iyi bir araç, hem de pazarlamacılar için de takip etmeye değer bir mecra olduğundan bahsetmiştik. Ancak herkesin bu fikri paylaştığını söylemek mümkün değil. Pek çok kişi twitter, facebook gibi sosyal paylaşım ağlarının aynı anlamsız mesajları, binlerce kere ve tarihte hiç olmadığı yaygınlık ve hızla paylaştırmaya yaradığını iddia etmekte. Zaman zaman gelen tweetleri görünce bu görüşe de hak vermemek elde değil. Nitekim, Demet  Murat Bardakçı’ya verdiği referansla <a title="twitterda antisosyallik" href="http://demdemiray.com/2012/01/17/elektrikler-kesilince-twitterda-antisosyaller-belirir/" target="_blank">(yazıya buradan ulaşabilirsiniz)</a> bu konuyu tartışmış ve anlamsız gibi görünen bir yığın tweetin aslında bize Türkiye hakkında ne kadar ipucu sağlayabileceğini vurgulamış.</p>
<p>Peki ama neden pek çok kişi halen twitter’ı bir veri kaynağı olarak kabul etmiyor? Bu soruya cevap arayan kişilerden birisi de Amerikalı film bilimci Chuck Tyron (orjinaline bakmak isteyenler için link <a href="http://www.alternet.org/media/129319">http://www.alternet.org/media/129319</a>). Chuck twitter’ın önemini tartıştığı yazısında, bu yeni emcra konusundaki şüpheci olanları şu kelimelerle anlatmakta;</p>
<p>“Twitter’dan yakınan makaleler, temel olarak belirli bir konudaki tweetler yerine, tikel tweetlere odaklanmakta. Aslında bu yapılan bir konuşmayı yarattığı toplam anlam yerine, cımbızla çekilmiş parçalarla yargılamaya benziyor.”</p>
<p>Chuk’un parmak bastığı konu gerçekten çok önemli, zira çoğu zaman araştırma sonuçlarını tartışırken de bu hataya düşüyoruz. Toplamda ortaya çıkan sonuca, ya da cevapların birbiri ile olan <a href="http://etnografika.files.wordpress.com/2012/01/twitter2.jpeg"><img class="alignright size-medium wp-image-372" title="twitter2" src="http://etnografika.files.wordpress.com/2012/01/twitter2.jpeg?w=300&#038;h=144" alt="" width="300" height="144" /></a>ilişkisine odaklanacağımıza belirli cevaplar ve bunların anlamını tartışıp duruyoruz. Oysa ki, belirli bir gurubun bizim sunduğumuz hizmeti ya da ürünü anlamamış olduğunu saptamaktansa, bu grubun kim olduğunu saptamak çok daha verimli ve gelişime açık bir alan.</p>
<p>Twitter için de durum aynısı, anlamsız ve ilgisiz duran bir tweet ve bu tweeti yazan kişinin ruh hali ve onun akrabaları hakkında derin spekülasyonlara girmek yerine bize veri sağlayan kısma odaklanmalıyız. Bu nedenle twitter’ı tarayan bir kişinin yapması gereken ilk şey, arama motorunda “and”, “or”, “not”, “near” gibi komutları kullanmayı öğrenmek.</p>
<p>Bu komutları doğru kullanmazsak, Bahçeşehir’de lansmanı başlayan yeni konut projeleri ile ilgili araştırma yapmaya çalışırken, Bahçeşehir Üniversitesi kantinine yeni giren “Buse”nin yorumları ile karşılaşır, yaşadığımız hayal kırıklığı ile de twitter sadece saçma sapan bilgiler yumağından ibaret der dururuz. Sadece kabaca bir fikir vermesi için, geçtiğimiz hafta içinde Bahçeşehir’deki konut projeleri ile ilgili olarak 100 adet tweet atılmışken, Bahçeşehir Üniversitesi kantininde yaşananları anlatmak için 4000 kadar tweet atıldığını söylemeliyim.</p>
<p>Dolayısıyla twitter ile birlikte iletişim sisteminin değiştiğini söyleyen yazılar haklı, artık sadece tek bir keyword ile arama yapmak yok, o keyword’ün yanına ne istemediğimizi de söylemek, aramalarımızı derinleştirmek ve bulduklarımızın tek bir kişinin değil, kolektif bir çabanın ürünü olduğunu kabul etmek zorundayız. Twitter sadece haberleşme değil, arama alışkanlıklarımızı da değiştirecek.</p>
<p>Mehmet Demiray</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/etnografika.wordpress.com/371/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/etnografika.wordpress.com/371/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/etnografika.wordpress.com/371/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/etnografika.wordpress.com/371/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/etnografika.wordpress.com/371/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/etnografika.wordpress.com/371/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/etnografika.wordpress.com/371/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/etnografika.wordpress.com/371/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/etnografika.wordpress.com/371/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/etnografika.wordpress.com/371/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/etnografika.wordpress.com/371/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/etnografika.wordpress.com/371/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/etnografika.wordpress.com/371/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/etnografika.wordpress.com/371/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=371&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etnografika.wordpress.com/2012/01/18/twitter-cok-seyi-degistirecek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/09e537f84ac771faafe0c0f4699df738?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">demetdemiray</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://etnografika.files.wordpress.com/2012/01/twitter2.jpeg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">twitter2</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>twitter&#8217;ı etnografik bir gözle analiz etmek&#8230;</title>
		<link>http://etnografika.wordpress.com/2012/01/15/twitteri-etnografik-bir-gozle-analiz-etmek/</link>
		<comments>http://etnografika.wordpress.com/2012/01/15/twitteri-etnografik-bir-gozle-analiz-etmek/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 14:59:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>demetdemiray</dc:creator>
				<category><![CDATA[etnografik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya analiz]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etnografika.wordpress.com/?p=365</guid>
		<description><![CDATA[Virtua’nın kurulduğu günden beri herkes bir şekilde online’da bir şey yapıyor musunuz? Facebook için, Twitter için bir çözümünüz var mı? diye soruyor. Bu cevaplamak için o kadar zor bir soru ki, insan zaman zaman ne diyeceğini şaşırıyor… Benzer sorulara maruz kalmış olmalı ki, etnografi, pazar araştırması ve ekonomiyi bir arada ele alan, bu alandaki analizlerin [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=365&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Virtua’nın kurulduğu günden beri herkes bir şekilde online’da bir şey yapıyor musunuz? Facebook için, Twitter için bir çözümünüz var mı? diye soruyor. Bu cevaplamak için o kadar zor bir soru ki, insan zaman zaman ne diyeceğini şaşırıyor… Benzer sorulara maruz kalmış olmalı ki, etnografi, pazar araştırması ve ekonomiyi bir arada ele alan, bu alandaki analizlerin öncü kurucusu Grant McCracken twittter ve etnografik analiz hakkında yeni bir blog yazısı yazmış. (Orjinaline bakmak isteyenler için <a href="http://cultureby.com/2011/12/ethnographic-reportage-one-tweet-at-a-time.html">http://cultureby.com/2011/12/ethnographic-reportage-one-tweet-at-a-time.html</a> )</p>
<p>Doğrudan aktarırsak; Grant, twitter için; “Ben twitter’ın, olayın sıcaklığı esnasında acil problemleri çözmek için kısa mesajlar aktarmak zorunda kalan acil durum ekipleri için tasarlanmış bir teknoloji olduğuna inanıyorum. Ancak, [bu teknoloji sayesinde edindiğimiz] kazanımlar başka amaçlarla ve başka koşullar altında ve özellikle ehil ellerde, Amarikan kültürünü incelemek için kullanılacak özel bir gözlem platformuna dönüşebilir” demekte.</p>
<p>Bu potansiyelden hareketle Grant’in yazısı twitlerin ve twit ile aktarılan bilginin değerini tartışıyor. Grant’in iddiası, 140 karakter ile sınırlı olan ve kullanıcısının çoğu zaman, küçük bir <a href="http://etnografika.files.wordpress.com/2012/01/twitter.png"><img class="alignright size-full wp-image-366" title="twitter" src="http://etnografika.files.wordpress.com/2012/01/twitter.png?w=490" alt=""   /></a>keybord ile ayak üstü ve acele ile yazdığı twitlerin geleneksel anlamda bir etnografik veri olamayacağını iddia ediyor. Aslında etnografik verinin uzun bir süreçte, yoğun çaba ve zaman harcanarak toplandığı düşünülürse, bu yeni dünya icadı twitter’ın, elinde kayıt cihazı ile ücra noktaları dolaşarak doğru anda görüşmecinin söylediği “o cümle”yi kayıt altına almaya çalışan etnograf imajına ters düştüğü son derece açık.</p>
<p>Ancak, Grant’in altını çizdiği bir başka nokta var. O da twitlerin gönüllü bir şekilde katılımcı tarafından, olay anında ve içeriden bir bakış açısıyla yazılıyor olması. Dolayısıyla onun cümleleri ile “twitler kültürel arka plan konusunda kaybettiğini, canlılığı ve taşıdığı duygu yoğunluğu ile telafi etmektedir.” Bu tespite de katılmamak mümkün değil, zira bir aktiviteye katılmış bir izleyicinin, sinemada kuyruk beklerken tespit ettiği eksikliği aktaran bir tüketicinin güvenilirliğinden, saf ve doğruluğundan şüphe etmek ve yazdığı twitin o anlık duygularını doğru aktarmadığını düşünmek mümkün değil.</p>
<p>Twitter’ın verimli bir veri kaynağı olarak kullanılması ve etnografik analiz için malzeme olabilmesi için, öncelikle ehil bir gözle incelenmesi ve çöp ile samanın ayrıştırılması şart. İlk yapılması gereken, gerçekten anlık durum değerlendirmeleri içeren twitler ile, sadece laf olsun diye re-twit edilen aktarımları ayrıştırmak. Tüketici twitleri ile markalar tarafından yaratılan içerikleri ayrıştırmak ve binlerce satır arasından gerçek tüketici görüşünü toplayarak, onları analiz etmek.</p>
<p>Bizim geçmiş deneyimlerimiz, veri temizliği esnasında doğru teknoloji kullanılır ve veriler kategorize edilerek analiz edilebilirlerse, twitlerin kısalığına ve tüm handikaplarına rağmen değerli bir veri olduğu ve kültürel belleği yansıtmak konusunda etkin olduğunu göstermekte. Bu tespitten sonra Virtua’ya düşen göre twitterı analiz etmek için gerekli teknolojiyi kullanarak, düzenli bir şekilde twitterı takip etmek ve etnografik bir gözle analiz etmek.</p>
<p>Mehmet Demiray</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/etnografika.wordpress.com/365/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/etnografika.wordpress.com/365/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/etnografika.wordpress.com/365/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/etnografika.wordpress.com/365/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/etnografika.wordpress.com/365/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/etnografika.wordpress.com/365/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/etnografika.wordpress.com/365/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/etnografika.wordpress.com/365/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/etnografika.wordpress.com/365/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/etnografika.wordpress.com/365/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/etnografika.wordpress.com/365/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/etnografika.wordpress.com/365/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/etnografika.wordpress.com/365/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/etnografika.wordpress.com/365/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=365&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etnografika.wordpress.com/2012/01/15/twitteri-etnografik-bir-gozle-analiz-etmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/09e537f84ac771faafe0c0f4699df738?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">demetdemiray</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://etnografika.files.wordpress.com/2012/01/twitter.png" medium="image">
			<media:title type="html">twitter</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Araştırma hakkında sorular ve cevaplar</title>
		<link>http://etnografika.wordpress.com/2011/12/25/arastirma-hakkinda-sorular-ve-cevaplar/</link>
		<comments>http://etnografika.wordpress.com/2011/12/25/arastirma-hakkinda-sorular-ve-cevaplar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Dec 2011 14:58:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>demetdemiray</dc:creator>
				<category><![CDATA[araştırma yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalitatif]]></category>
		<category><![CDATA[trendler]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem ve tanımlar]]></category>
		<category><![CDATA[etnografik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[focus grup]]></category>
		<category><![CDATA[içgörü]]></category>
		<category><![CDATA[kalita]]></category>
		<category><![CDATA[kantitatif]]></category>
		<category><![CDATA[KOBİ]]></category>
		<category><![CDATA[odak grup]]></category>
		<category><![CDATA[pazar araştırması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etnografika.wordpress.com/?p=360</guid>
		<description><![CDATA[Geçen hafta www.kobitek.com ile bir röportaj gerçekleştirdik. Editörleri Senih Özkiper dersine çok iyi çalışmış; oldukça önemli noktalara değinen sorularına biz de aynı titizlikte ve detayda cevap verdik. KOBI&#8217;lerde pazarlama, genellikle patron tarafından yürütülen bir faaliyettir ve sıklıkla karşılaştığımız durum ölçmek yerine öngörmektir. Bu bir pazarlama günahı mıdır? sorusuyla başlayan röportaj sırasında şu başlıklara değindik; Kantitatif-kalitatif [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=360&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/12/kobitek.png"><img class="alignright size-medium wp-image-361" title="virtua kobitek roportaj" src="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/12/kobitek.png?w=300&#038;h=182" alt="" width="300" height="182" /></a>Geçen hafta <a href="http://www.kobitek.com">www.kobitek.com</a> ile bir röportaj gerçekleştirdik. Editörleri Senih Özkiper dersine çok iyi çalışmış; oldukça önemli noktalara değinen sorularına biz de aynı titizlikte ve detayda cevap verdik.</p>
<p>KOBI&#8217;lerde pazarlama, genellikle patron tarafından yürütülen bir faaliyettir ve sıklıkla karşılaştığımız durum ölçmek yerine öngörmektir. Bu bir pazarlama günahı mıdır? sorusuyla başlayan röportaj sırasında şu başlıklara değindik;</p>
<ul>
<li>Kantitatif-kalitatif ayrımı nedir, ne zaman hangisi kullanılır</li>
<li>odak gruplar hakkındaki yorumlar,</li>
<li>etnografik araştırma nedir, neden ihtiyaç vardır, hangi yöntemleri kullanır,</li>
<li>bulguların sonuçları nasıl yorumlanır, nasıl bir stratejik değişikliğe neden olur,</li>
<li>bulguların ömrü ne kadardır,</li>
<li>bir KOBİ araştırmayı nasıl kullanmalıdır, bütçesi nedir,</li>
<li>araştırma sektörü hakkındaki görüşler.</li>
</ul>
<p>Aşağıdaki linkten röportaja ulaşabilirsiniz. Dilerim faydalı olur, keyifle okursunuz.</p>
<p><a href="http://www.kobitek.com/makale.php?id=833">http://www.kobitek.com/makale.php?id=833</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/etnografika.wordpress.com/360/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/etnografika.wordpress.com/360/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/etnografika.wordpress.com/360/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/etnografika.wordpress.com/360/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/etnografika.wordpress.com/360/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/etnografika.wordpress.com/360/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/etnografika.wordpress.com/360/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/etnografika.wordpress.com/360/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/etnografika.wordpress.com/360/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/etnografika.wordpress.com/360/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/etnografika.wordpress.com/360/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/etnografika.wordpress.com/360/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/etnografika.wordpress.com/360/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/etnografika.wordpress.com/360/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=360&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etnografika.wordpress.com/2011/12/25/arastirma-hakkinda-sorular-ve-cevaplar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/09e537f84ac771faafe0c0f4699df738?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">demetdemiray</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/12/kobitek.png?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">virtua kobitek roportaj</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Konut Konferansı sunum</title>
		<link>http://etnografika.wordpress.com/2011/10/27/konut-konferansi-sunum/</link>
		<comments>http://etnografika.wordpress.com/2011/10/27/konut-konferansi-sunum/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Oct 2011 23:09:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>demetdemiray</dc:creator>
				<category><![CDATA[etnografik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[saha]]></category>
		<category><![CDATA[konut sektoru]]></category>
		<category><![CDATA[pazar araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Virtua Research]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etnografika.wordpress.com/?p=331</guid>
		<description><![CDATA[21 Ekim 2011 tarihinde YEM&#8217;in düzenlediği Konut Konferansı&#8217;nda Mehmet Demiray&#8217;ın gerçekleştirdiği sunumu aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz. http://www.youtube.com/watch?v=q1XNbagJKDs<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=331&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>21 Ekim 2011 tarihinde YEM&#8217;in düzenlediği Konut Konferansı&#8217;nda Mehmet Demiray&#8217;ın gerçekleştirdiği sunumu aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.</p>
<p><a href="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/10/mehmet-demiray-virtua-konut-konferansi.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-337" title="Mehmet Demiray Virtua Konut konferansi" src="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/10/mehmet-demiray-virtua-konut-konferansi.jpg?w=224&#038;h=300" alt="" width="224" height="300" /></a></p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=q1XNbagJKDs">http://www.youtube.com/watch?v=q1XNbagJKDs</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/etnografika.wordpress.com/331/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/etnografika.wordpress.com/331/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/etnografika.wordpress.com/331/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/etnografika.wordpress.com/331/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/etnografika.wordpress.com/331/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/etnografika.wordpress.com/331/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/etnografika.wordpress.com/331/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/etnografika.wordpress.com/331/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/etnografika.wordpress.com/331/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/etnografika.wordpress.com/331/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/etnografika.wordpress.com/331/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/etnografika.wordpress.com/331/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/etnografika.wordpress.com/331/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/etnografika.wordpress.com/331/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=331&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etnografika.wordpress.com/2011/10/27/konut-konferansi-sunum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/09e537f84ac771faafe0c0f4699df738?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">demetdemiray</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/10/mehmet-demiray-virtua-konut-konferansi.jpg?w=224" medium="image">
			<media:title type="html">Mehmet Demiray Virtua Konut konferansi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Horace Miner &#8211; Nacirema pdf</title>
		<link>http://etnografika.wordpress.com/2011/10/26/horace-miner-nacirema-pdf/</link>
		<comments>http://etnografika.wordpress.com/2011/10/26/horace-miner-nacirema-pdf/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Oct 2011 12:28:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>demetdemiray</dc:creator>
				<category><![CDATA[araştırma yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[etnografik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[saha]]></category>
		<category><![CDATA[antropolog]]></category>
		<category><![CDATA[antropoloji]]></category>
		<category><![CDATA[gözlem]]></category>
		<category><![CDATA[horace miner]]></category>
		<category><![CDATA[nacirema]]></category>
		<category><![CDATA[Virtua Research]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etnografika.wordpress.com/?p=325</guid>
		<description><![CDATA[Bir takım etnografik yöntemlerle uyguladığımız projelerimizde referans aldığımız Horace Miner&#8217;ın Nacirema Kültüründe Vücut Ayinleri makalesine pdf olarak ulaşabilirsiniz. Gözlemin gücünü ve kazandırdıklarını çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor makale. Neye nasıl baktığınız sizi kültürü gerçekten doğru bir şekilde anlamaya itecektir. Sistemeatik ve önyargısız gözlemin gücü için okumanızı tavsiye ederim. virtua research_horeca mine_nacirema &#160; &#160;<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=325&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir takım etnografik yöntemlerle uyguladığımız projelerimizde referans aldığımız Horace Miner&#8217;ın Nacirema Kültüründe Vücut Ayinleri makalesine pdf olarak ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Gözlemin gücünü ve kazandırdıklarını çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor makale. Neye nasıl baktığınız sizi kültürü gerçekten doğru bir şekilde anlamaya itecektir.</p>
<p>Sistemeatik ve önyargısız gözlemin gücü için okumanızı tavsiye ederim.</p>
<p><a href="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/10/virtua-research_horeca-mine_nacirema.pdf">virtua research_horeca mine_nacirema</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/etnografika.wordpress.com/325/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/etnografika.wordpress.com/325/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/etnografika.wordpress.com/325/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/etnografika.wordpress.com/325/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/etnografika.wordpress.com/325/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/etnografika.wordpress.com/325/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/etnografika.wordpress.com/325/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/etnografika.wordpress.com/325/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/etnografika.wordpress.com/325/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/etnografika.wordpress.com/325/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/etnografika.wordpress.com/325/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/etnografika.wordpress.com/325/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/etnografika.wordpress.com/325/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/etnografika.wordpress.com/325/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=325&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etnografika.wordpress.com/2011/10/26/horace-miner-nacirema-pdf/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/09e537f84ac771faafe0c0f4699df738?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">demetdemiray</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Horace Miner &#8211; Nacirema&#8217;da Vücut Ayinleri</title>
		<link>http://etnografika.wordpress.com/2011/10/13/horace-miner-naciremada-vucut-ayinleri/</link>
		<comments>http://etnografika.wordpress.com/2011/10/13/horace-miner-naciremada-vucut-ayinleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Oct 2011 15:46:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>demetdemiray</dc:creator>
				<category><![CDATA[araştırma yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[etnografik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[saha]]></category>
		<category><![CDATA[antropolog]]></category>
		<category><![CDATA[antropoloji]]></category>
		<category><![CDATA[gözlem]]></category>
		<category><![CDATA[horace min]]></category>
		<category><![CDATA[nacirema]]></category>
		<category><![CDATA[Virtua Research]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etnografika.wordpress.com/?p=316</guid>
		<description><![CDATA[Amerika’nın önde gelen antropologlarından Horace Miner’ın 1950’li yıllarda yayınladığı “Nacirema Kültüründe Vücut Ayinleri” makalesi, o yıllarda bilim dünyasında büyük ses getirmiş ve önemli tartışmalara neden olmuştur. Kültürel farklılıkların anlamlandırılması sorunsalı çevresinde gelişen bu tartışmalar, Nacirema kültürü araştırmaları geleneğinin günışığına çıkarılmasının yanısıra antropoloji disiplininin yazım tarzını, kuramsal çerçevesini ve temel sorgulama tekniklerini gözden geçirmesini sağlamıştır. Halen [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=316&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Amerika’nın önde gelen antropologlarından Horace Miner’ın 1950’li yıllarda yayınladığı “Nacirema Kültüründe Vücut Ayinleri” makalesi, o yıllarda bilim dünyasında büyük ses getirmiş ve önemli tartışmalara neden olmuştur. Kültürel farklılıkların anlamlandırılması sorunsalı çevresinde gelişen bu tartışmalar, Nacirema kültürü araştırmaları geleneğinin günışığına çıkarılmasının yanısıra antropoloji disiplininin yazım tarzını, kuramsal çerçevesini ve temel sorgulama tekniklerini gözden geçirmesini sağlamıştır. Halen farklı zeminlerde süregelen bu tartışmalar günümüzde reflexivity (özdüşünümsellik) kavramını doğurmuş ve disipline kendini sürekli olarak denetleyebileceği bir araç kazandırmıştır. Bu metin, antropoloji disiplinini daha yakından tanımak isteyen ve eleştirel bir yaklaşım geliştirmek isteyen okurların yanısıra Türkiye’de toplum ve kültür alanında çalışma yürütmek isteyen herkes için esinlendirici olacaktır. Bizim için bu makalenin en büyük önemi, antropoloji disiplininin toplum ve kültürü anlamakta ne kadar farklı ve yaratıcı bakış açıları sunabildiği ve derinlikli analizlere imkan sağladığını göstermesidir. Bu tarz metinler bizlerin denizdeki balık olmaktan kurtulup, denizi balıklar başta olmak üzere içerdiği tüm unsurlarıyla anlayabilmemizi sağlamaktadır.</p>
<p><strong>Nacirema Kültüründe Vücut Ayinleri</strong></p>
<p>Antropolog, insanların benzer durumlarda sergiledikleri davranışların muazzam çeşitliliğine öylesine aşina hale gelmiştir ki; en egzotik gelenekler bile onu şaşırtmakta aciz kalır. Öyle ki, belli bir davranışın bütün mantıklı olasılıkları dünya üzerinde bilinen herhangi bir yerde henüz mevcut olmasa da; antropolog bu olasılığın henüz betimlenmemiş bir kabilede mevcut olabileceğinden şüphelenir. Bu konu<br />
Murdock tarafından klan yapılanmalarına gönderme yaparak belirtilmiştir. Bu bilgiler ışığında, Nacirema halkının büyüsel inanış ve pratikleri öylesine alışılmadık örnekler sunar ki, kişide bu ayinleri insan davranışının gidebildiği en uç nokta olarak tasvir etme isteği uyandırır.</p>
<p>Profesör Linton, Nacimera halkının ayinlerine ilk defa bundan yirmi yıl önce dikkat çekse de; bu halkın kültürü hala büyük ölçüde bilinmemektedir. Nacimera, Kanadalı Creeler, Yaquiler, Meksika’nın Tarahumareleri ve ayrıca Antiller’in Carib ve Arawak topluluklarının arasında kalan topraklarda yaşayan bir Kuzey Amerika halkıdır. Her ne kadar kökenleri ile ilgili fazla bir şey bilinmiyorsa da; gelenekler onların doğudan geldiğine işaret etmektedir. Nacimera mitolojisine göre uluslarının kökleri kültürel bir kahraman olan Notgnihsaw’a dayanır. Bu kahraman sahip olduğu iki büyük kudret; “Pa-To-Mac nehrinin öte tarafına bir parça wampum fırlatabilmek” ve “içinde Hakikat’in ruhunun yaşadığına inandıkları vişne ağacını devirebilmek” üzerinden de tanınmaktadır.</p>
<p>Nacirema kültürü zengin, doğal bir habitatta evrilmiş son derece gelişkin bir pazar ekonomisi ile karakterize edilir. İnsanların zamanının çoğunluğu ekonomik uğraşlara adanmışken, bu çabaların getirisi ve günün büyük bir kısmı ayinsel edimler için kullanılır. Bu ayinlerin odak noktası, görünüşü ve sağlığı ile topluluğun inanç sisteminde baskın ilgi alanı olan insan bedenidir. Böylesine bir ilgi alanı kesinlikle<br />
alışılmadık değilken; bunun ayinsel tezahürleri ve altında yatan felsefe emsalsizdir.</p>
<p>Sistemin tamamını belirleyen kökten inanışa göre insan bedeni çirkindir ve doğası gereği zayıflığa ve hastalığa meyyaldir. Böyle bir bedene hapsedilmiş olan insanın tek umudu ayin ve törenler aracılığıyla bu özellikleri bertaraf etmektir. Her hane halkı bu amaca<br />
adanmış bir veya birden çok mabede sahiptir. Daha muktedir bireylerin evlerinde daha fazla sayıda mabet bulunmakta ve bir evin refahı ve bolluğu sahip olduğu ayin noktalarına gönderme yapılarak anlatılmaktadır. Evlerin çoğu akasya çubuğu ve sıvayla inşa edilirken; daha varlıklı evlerin mabet odaları taş duvarlarla örülür. Nispeten daha az varlıklı aileler, mabet odalarının duvarlarını çömlekten plakalarla kaplayarak zenginleri taklit etme yoluna gider.</p>
<p>Her ailenin en az bir tane böyle mabedi varken, bununla ilişkilendirilen ayinler aile merasimleri şeklinde değil, kişiye özel ve gizli olarak icra edilmektedir. Ayinlere ilişkin bilgiler çocuklarla ancak bu gizemlere vakıf olabilecek yaşa geldiklerinde paylaşılmaya başlanır. Ancak yerlilerle yeterince dostane bir ilişki geliştirebildiğim için bu mabetleri inceleme ve ayinleri onlara anlattırabilme şansını elde ettim.</p>
<p>Mabetlerin odak noktası duvarın içine yerleştirilmiş bir çeşit kutu veya sandıktır. Bu sandığın içerisinde yerlilerin onlarsız yaşamaya devam edemeyeceklerine inandıkları birçok tılsım ve büyülü iksir bulunmaktadır. Bu hazırlıklar bir grup uzman tarafından<br />
güvence altına alınmıştır. Bu uzmanların en saygın olanları, yardımlarının karşılığı olarak kıymetli hediyelerle ödeme yapılması gereken şifacılardır. Ancak, şifacılar müşterileri için gerekli iyileştirici iksirleri temin etmezler; sadece hangi içeriğin gerekli olduğuna karar verip bu reçeteyi kadim ve gizli bir dilde yazarlar. Bu reçete yalnızca şifacılar ve başka hediyelere karşılık gerekli tılsımları hazırlayan aktarlar tarafından anlaşılabilmektedir.</p>
<p>Tılsım kullanıldıktan sonra ortadan kaldırılmaz, hane mabedindeki tılsım kutusuna yerleştirilir. Bu büyülü materyaller sadece belirli bir illet için kullanılabildiğinden ve toplum pek çok gerçek ve hayali hastalıktan muzdarip olduğundan, tılsım kutusu genellikle dolup taşar. Sihir keselerinin sayısı o denli çoktur ki insanlar genellikle bunların yapım amaçlarını unuturlar ve yeniden kullanmaktan korkarlar. Her ne kadar, yerliler bu konuda son derece ketum olsa da, kullanılmış sihirli materyallerin -önünde ayinlerin icra edildiği- tılsım kutularında saklanmasının altında yatan nedenin tılsımların varlığının ibadet eden kişiyi koruduğuna dair inanç olduğunu varsayabiliriz.</p>
<p>Her tılsım kutusunun altında bir vaftiz kurnası bulunur. Aile üyeleri sırayla mabet odasına girer, kafalarını tılsım kutusunun önünde eğip farklı türde kutsal suları kurnanın içerisinde karıştırır. Sonrasında ise, kısa bir abdest alma yöntemi uygularlar. Kutsal sulara erişim, topluluğun Su Tapınağı tarafından denetlenir. Bu tapınakta rahipler detaylı kutsama törenleriyle sıvıyı ayinsel olarak saf hale getirirler.</p>
<p>Büyü uygulayıcıları hiyerarşisinde saygınlık olarak şifacıların altında yer alan ve en iyi şekilde “kutsal ağızlı adamlar” şeklinde tercüme edebileceğimiz bir grup uzman bulunur. Nacimera halkının vücudun ağız kısmına yönelik neredeyse patolojik seviyelere varan bir korku ve hayranlığı bulunur. Eğer ağızla ilgili ayinlerini gerçekleştirmezlerse dişlerinin düşeceğine,  diş etlerinin kanayacağına, çenelerinin büzüşeceğine, arkadaşlarının onları terk edeceğine ve sevgililerinin onları reddedeceğine inanırlar. Ayrıca oral ve ahlaki özellikler<br />
arasında kuvvetli ilişkilerin var olduğu kanısındadırlar. Örneğin, çocuklar için ar damarlarını kuvvetlendirdiğine inanılan özel bir çeşit ağız abdesti ayini mevcuttur.</p>
<p>Herkes tarafından icra edilen günlük beden ayinlerinden biri bu ağız törenidir. Bu insanlar, ağız bakımı konusunda son derece titiz olmalarına rağmen bu tören ilk bakışta yabancıların midesini bulandıran bir pratik içerir. Bana iletilenlere göre, bu tören,<br />
ağzın içine bir tutam hayvan kılıyla birlikte sihirli tozların sokulması ve kalıplaşmış, birbirini tekrar eden hareketler ile bu tutamın hareket ettirmesine dayanmaktadır.</p>
<p>Bahsedilen ferdî ağız törenine ek olarak, insanlar yılda bir veya iki kez kutsal ağızlı adamları aramaya çıkarlar. Bu uzmanların, burgular, tığlar, sondalar ve çivili sopalardan müteşekkil etkileyici bir alet edevat takımları vardır. Bu aletlerin kullanımı vasıtasıyla ağız cinlerinin çıkarılması hastalar özelinde neredeyse inanılmaz bir ayinsel işkence anlamına gelmektedir. Kutsal ağızlı adam hastanın ağzını açar, yukarıda bahsi geçen aletleri kullanarak çürümenin dişlerde oluşturabileceği bütün delikleri genişletir. Bu deliklerin içerisine sihirli<br />
materyaller koyar. Eğer dişlerde doğal olarak ortaya çıkan bir delik yoksa bir veya birkaç dişin doğaüstü malzemenin girebileceği şekilde ölçüleri alınır. Hastanın gözünde bu işlemlerin amacı çürümenin önüne geçmek ve arkadaş kazanmaktır. Bu törenin son derece kutsal ve geleneksel özelliği, yerlilerin dişleri çürümeye devam etmesine rağmen her yıl kutsal ağızlı adamı ziyaret etmeye devam ediyor<br />
oluşunda kendisini ortaya koyar.</p>
<p>Nacimera toplumuyla ilgili daha kapsamlı araştırmaların gerçekleştirilmesiyle bu insanların kişilik yapılarını anlamaya yönelik dikkatli sorgulamalar da yapılacağını umut etmekteyiz. [Nacirema toplumunu gözlemleyen bir uzmanın] belli oranda bir sadizmin varlığını idrak edebilmesi için; burgusunu açık bir sinire batırırken kutsal ağızlı adamın gözlerinde oluşan parıltıyı görmesi yeterli olacaktır. Eğer bu<br />
gerçekleştirilirse son derece enteresan bir örüntüyle karşılaşılır; öyle ki nüfusun çoğunluğu mazoşist eğilimler sergilemektedir. Profesör Linton sadece erkeklerin uyguladığı, günlük vücut ayinlerinin bir kısmını tartışırken, işte bunlara atıfta bulunmaktadır. Ayinin bu kısmı suratın yüzeyinin keskin bir aletle kazınmasına ve yaralamaya dayanır. Kadınların özel ayinleri kameri takvimin her bir ayında dört defa tekrarlanır; ancak burada tekerrür sayısında eksik olan, barbarlık derecesiyle telafi edilmektedir. Bu merasimin bir parçası olarak kadınlar yaklaşık bir saat boyunca kafalarını minik fırınlarda pişirirler. Burada teorik olarak ilginç olan nokta baskın olarak mazoşist<br />
olduğu gözlemlenen bir topluluğun sadist uzmanlar yetiştirmiş olmasıdır.</p>
<p>Şifacıların her büyüklükteki cemaat için heybetli bir tapınak veya latipso’su bulunmaktadır. Hastaları iyileştirmek için gerekli olan ve nispeten daha karmaşık törenler bu tapınaklarda gerçekleştirilir. Bu törenler, sadece kerametin değil sürekli olarak bir grup iffetli genç kızın da varlığını gerektirir. Bakireler, özel kostüm ve başlıklarıyla tapınağın odalarına ağırbaşlı bir tavırla girip çıkarlar.</p>
<p>Latipso törenleri öylesine acımasızdır ki ciddi hastaların ancak küçük bir yüzdesi tapınaktan iyileşerek ayrılır. Telkin süreçleri henüz tamamlanmamış küçük çocuklar tapınağa götürülme çabalarına mukavemet göstermeye meyillidirler; zira tapınağı “ölüme gidilen yer” olarak görürler. Buna rağmen birçok tapınak koruyucuları, emanetçiye hatırı sayılır bir hediye sunamayan hastaları tapınağa kabul<br />
etmezler. Kişi, törenlerden sağ çıktığında bile tapınağın koruyucuları bir diğer hediye sunmadığı takdirde, dine yeni girmiş bu kimsenin tapınağı tek etmesine müsaade etmezler.</p>
<p>Tapınağa gir iş yapan talep sahibi öncelikle baştan aşağı soyulur. Gündelik hayatta Nacirema halkı vücutlarını ve doğal işlevlerini açıkça sergilemekten kaçınırlar. Vücut ayinlerinin önemli kısımlarını oluşturan yıkanma ve boşaltım edimleri ancak hane mabedinin mahremiyeti içerisinde gerçekleştirilebilir. Latipso’ya girişte yaşanan psikolojik şok, vücut mahremiyetinin aniden kaybedilmesinden kaynaklanmaktadır. O ana dek karısının gözleri önünde boşaltım yapmamış bir erkek kendini aniden bakire bir genç kız eşliğinde kutsal kaba bu doğal fonksiyonu gerçekleştirir halde bulur. Bu çeşit doğal işlemler, dışkının hastalığın seyri ve doğasını belirlemek için kâhin tarafından kullanılıyor olması yüzünden gerekli kılınmıştır. Öte yandan dişi hastaların çıplak vücutları, şifacıların<br />
tetkik, elle yoklama ve dürtmelerine maruz kalır.</p>
<p>Şifa dileyenlerin çok azı tapınağın sert yataklarında uzanmaktan başka bir şey yapabilecek durumdadır. Kutsal ağızlı adamın işlemleri gibi bazı törenler rahatsızlık ve işkence demektir. Ayinsel bir dakiklikle bakireler, şafak vakti ilgilenmekle yükümlü oldukları zavallıları uyandırır, abdestlerini almak için onları acı dolu yataklarında eğitimlerini aldıkları gibi son derece formel bir şekilde çevirirler. Diğer zamanlar hastaların ağızlarına sihirli çubuklar sokar ya da şifa verici özellikleri olan maddeler yedirirler. Zaman zaman şifacılar<br />
hastalarına gelir ve etlerine sihirli işlemlerden geçmiş iğneler saplarlar. Bu tapınak ayinlerinin iyileştirmek bir yana, dine yeni girmiş bu zavallıları öldürebilecek olması bu insanların şifacılara olan inançlarını zedelemez.</p>
<p>Geriye “dinleyici” olarak tanımlanan bir diğer uzman türü kalır. Bu cadı-doktorları kendilerine büyü yapılmış kişilerin kafalarında ikamet eden cinleri çıkarma gücüne haizdirler. Nacirema halkı, ebeveynlerin kendi çocuklarına büyü yaptıklarına inanır. Özellikle annelerin çocuklarına gizli vücut ayinlerini öğretirken onları lanetledikleri düşünülmektedir. Cadı-doktorun bu vakalar için kullandığı panzehirin ayinsellikten uzak oluşu son derece alışılmadıktır. Hasta “dinleyiciye” yalnızca hatırlayabildiği en erken güçlüklerden başlayarak bütün<br />
sorunlarını ve korkularını anlatır. Naciremalıların bu cin çıkarma ayinlerinde sergiledikleri bellek gücü gerçekten kayda değerdir. Hastalar arasında sütten kesildikleri bebek zamanlarında yaşadıkları kötü deneyimlerle ilgili ağlayıp sızlanmak hiç de az rastlanır bir durum değildir. Hatta bazı bireyler yaşadıkları sorunların doğumlarının yarattığı travmatik etkilerin sonucu<br />
olduğunu iddia etmektedirler.</p>
<p>Velhasıl, temelleri yerli estetiğinde olan, doğal vücut ve fonksiyonlarına yönelik yaygın tiksintiye dayanan bazı pratiklerden bahsetmek şarttır. Amaçları şişman insanları zayıflatmak olan ayinsel oruçlar ve zayıfları şişmanlatmak olan törensel ziyafetler mevcuttur. Bunun yanı sıra küçük olmaları halinde kadınların göğüslerini büyütmek için gerçekleştirilen çeşitli ayinler ve eğer büyüklerse küçültmek amacıyla gerçekleştirilen başka ayinler de vardır. İdeal kabul edilen ölçülerin adem oğlunun ulaşamayacağı noktada olduğu gerçeği, göğüs formuyla ilgili genel hoşnutsuzluk ile sembolize edilmektedir. Neredeyse hiper-meme gelişiminden muzdarip bazı kadınlar öylesine idolleştirilirler ki, sadece bir yerleşkeden bir diğerine gezerek ufak bir ücret karşılığında yerlilerin memelerine bakmalarına izin vererek geçinebilmektedirler.</p>
<p>Boşaltım fonksiyonlarının ayinsel ve rutin hale getirildiğine, ayrıca gizliliğe mahkum edildiğine daha önce değinilmişti. Doğal üreme fonksiyonları da benzer şekilde çarpıtılmaktadır. Cinsel münasebet konusu bir tabudur ve bir eylem olarak münasebetin gerçekleşmesi önceden planlanmaktadır. Sihirli materyallerin kullanımı ya da cinsel ilişkinin ayın belirli dönemleriyle sınırlandırılması yoluyla gebelikten kaçınılmaya çalışılmaktadır. Esasen gebe kalma oldukça düzensizdir. Hamileyken kadınlar bu durumu saklayacak elbiseler tercih ederler. Doğum, arkadaş veya akrabaların yardımları olmaksızın gizlilik içinde gerçekleştirilir; kadınların büyük çoğunluğu bebeklerinin bakımını üstlenmez.</p>
<p>Naciremaların ayinsel yaşamı hakkında gerçekleştirdiğimiz inceleme, bu halkın büyü tarafından belirlenmişliğini göstermektedir. Kendi üzerlerinde yarattıkları türlü sıkıntılara rağmen nasıl olup da bu kadar uzun süredir varlıklarını devam ettirdiklerini anlamak güçtür. Ancak böylesine egzotik adetler bile Malinowski’nin aşağıdaki metini yazarken ortaya koyduğu içgörü sayesinde gerçek<br />
anlamlarına kavuşurlar:</p>
<p>“Uzaktan ve yukarıdan, uygarlığımızın sağladığı güvenli ve yüksek konumdan bakıldığında büyünün acımasızlığını ve yersizliğini görmek<br />
kolaydır. Fakat onun gücü ve rehberliği olmadan ilk insanlar ne bugün sahip olduğu ve pratik güçlüklerin üstesinden gelebilmek için gerekli olan ustalığa erişebilir, ne de insanoğlu uygarlığın yüksek aşamalarına doğru ilerleyebilirdi.”</p>
<p><img src="http://ecx.images-amazon.com/images/I/41Xv%2BfLotNL._SL500_AA280_.jpg" alt="" /></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/etnografika.wordpress.com/316/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/etnografika.wordpress.com/316/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/etnografika.wordpress.com/316/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/etnografika.wordpress.com/316/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/etnografika.wordpress.com/316/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/etnografika.wordpress.com/316/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/etnografika.wordpress.com/316/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/etnografika.wordpress.com/316/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/etnografika.wordpress.com/316/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/etnografika.wordpress.com/316/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/etnografika.wordpress.com/316/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/etnografika.wordpress.com/316/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/etnografika.wordpress.com/316/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/etnografika.wordpress.com/316/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=316&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etnografika.wordpress.com/2011/10/13/horace-miner-naciremada-vucut-ayinleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/09e537f84ac771faafe0c0f4699df738?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">demetdemiray</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://ecx.images-amazon.com/images/I/41Xv%2BfLotNL._SL500_AA280_.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>KİTABIMIZ BASILDI!</title>
		<link>http://etnografika.wordpress.com/2011/09/30/kitabimiz-basildi/</link>
		<comments>http://etnografika.wordpress.com/2011/09/30/kitabimiz-basildi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Sep 2011 13:43:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>demetdemiray</dc:creator>
				<category><![CDATA[etnografik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[antropoloji]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma raporu]]></category>
		<category><![CDATA[insaat sektoru]]></category>
		<category><![CDATA[konut sektoru]]></category>
		<category><![CDATA[pazar araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Virtua Research]]></category>
		<category><![CDATA[yenilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etnografika.wordpress.com/?p=310</guid>
		<description><![CDATA[Daha önce Infomag Mart 2011 sayısında yayınlanmış olan konut pazarı hakkındaki çalışmamızın daha kapsamlı bir çalışma olduğundan ve bir kitap haline geleceğinden bahsetmiştik. Kitabımız basıldı! Konutta Arzı Yönetenler, konut sektörüne ekonomik, sosyal ve demografik açılardan değerlendirmeler sunmakta ve sektör hakkında bugüne kadar bilinen bazı ezberleri bozmaktadır. İstanbul&#8217;a göçün sanılanın aksine daha düşük rakamlarda gerçekleştiğinden, inşaat projelerinin [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=310&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önce Infomag Mart 2011 sayısında yayınlanmış olan konut pazarı hakkındaki çalışmamızın daha kapsamlı bir çalışma olduğundan ve bir kitap haline geleceğinden bahsetmiştik. <a href="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/09/konutta-arzi-yc3b6netenler-virtua-research.jpeg"><img class="alignright size-medium wp-image-311" title="konutta arzi yönetenler virtua research" src="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/09/konutta-arzi-yc3b6netenler-virtua-research.jpeg?w=224&#038;h=300" alt="" width="224" height="300" /></a></p>
<p>Kitabımız basıldı!</p>
<p>Konutta Arzı Yönetenler, konut sektörüne ekonomik, sosyal ve demografik açılardan değerlendirmeler sunmakta ve sektör hakkında bugüne kadar bilinen bazı ezberleri bozmaktadır. İstanbul&#8217;a göçün sanılanın aksine daha düşük rakamlarda gerçekleştiğinden, inşaat projelerinin &#8220;life style&#8221; sunmak başlığı altında nasıl bir pazarlama stratejisi kurguladıklarına kadar farklı boyutlarıyla sektörü incelemektedir.</p>
<p>Kitabın oluşturulmasında Virtua ve Infomag ekibi büyük bir özveri ile çalıştı.</p>
<p>Şimdi, yeni kitaplara yelken açma zamanı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/etnografika.wordpress.com/310/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/etnografika.wordpress.com/310/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/etnografika.wordpress.com/310/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/etnografika.wordpress.com/310/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/etnografika.wordpress.com/310/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/etnografika.wordpress.com/310/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/etnografika.wordpress.com/310/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/etnografika.wordpress.com/310/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/etnografika.wordpress.com/310/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/etnografika.wordpress.com/310/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/etnografika.wordpress.com/310/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/etnografika.wordpress.com/310/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/etnografika.wordpress.com/310/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/etnografika.wordpress.com/310/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=310&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etnografika.wordpress.com/2011/09/30/kitabimiz-basildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/09e537f84ac771faafe0c0f4699df738?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">demetdemiray</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/09/konutta-arzi-yc3b6netenler-virtua-research.jpeg?w=224" medium="image">
			<media:title type="html">konutta arzi yönetenler virtua research</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Etnografi: bir araştırma tekniğinden daha fazlasıdır</title>
		<link>http://etnografika.wordpress.com/2011/07/27/etnografi-bir-arastirma-tekniginden-daha-fazlasidir/</link>
		<comments>http://etnografika.wordpress.com/2011/07/27/etnografi-bir-arastirma-tekniginden-daha-fazlasidir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jul 2011 08:38:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>demetdemiray</dc:creator>
				<category><![CDATA[araştırma yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[etnografik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[kalitatif]]></category>
		<category><![CDATA[antropoloji]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[derinlemesine görüşmeler]]></category>
		<category><![CDATA[ev ziyaretleri]]></category>
		<category><![CDATA[fokus grup]]></category>
		<category><![CDATA[gözlem]]></category>
		<category><![CDATA[odak grup]]></category>
		<category><![CDATA[pazar araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Virtua Research]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etnografika.wordpress.com/?p=297</guid>
		<description><![CDATA[Benim için antropoloji yalnızca bir bilim dalı ya da uzmanlık alanı değil aynı zamanda bir yaşam biçimi olageldi. Antropolojiyi bilinçli olarak seçmiş bir kişi olarak antropolojiyle ilgili her konuyla ilgilenmekten hep çok keyif aldım. Bu nedenle son zamanlarda antropolojinin ve etnografinin sıklıkla gündeme geliyor olması beni çok mutlu ediyor. Özellikle etnografinin, daha doğru bir ifade ile [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=297&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Benim için antropoloji yalnızca bir bilim dalı ya da uzmanlık alanı değil aynı zamanda bir yaşam biçimi olageldi. Antropolojiyi bilinçli olarak seçmiş bir kişi olarak antropolojiyle ilgili her konuyla ilgilenmekten hep çok keyif aldım. Bu nedenle son zamanlarda antropolojinin ve etnografinin sıklıkla gündeme geliyor olması beni çok mutlu ediyor. Özellikle etnografinin, daha doğru bir ifade ile antropolojinin pazar araştırması alanında uygulanıyor olmasını, hem bu önemli bilgi kaynağının daha geniş kitlelere ulaşması ve sevilmesi, hem de antropoloji mezunlarının farklı iş sahalarında kendilerini geliştirmesine olanak sağlaması nedeniyle çok olumlu buluyorum. Öte yandan süregelen tartışmalar, yazılar ve yorumlar ülkemizde hala  antropoloji ve etnografinin tam olarak ne olduğunun anlaşılamadığını, belirli bilinmezleri olan kavramlar olduğunu düşündürüyor. Bu nedenle antropoloji nedir ve özellikle pazarlama dünyasında nasıl yerini bulur konularını biraz irdeleme ihtiyacını hissettim.</p>
<p>Antropoloji, en basit tanımıyla, insanı bütünsel (<em>holistic</em>) ve kültürel göreceli bir çerçevede inceleyen bir bilim dalıdır. Eric Wolf antropolojinin bu konumunu “Beşeri bilimlerin en bilimseli, tüm bilimlerin ise en insanisidir”diyerek son derece güzel özetler. Antropoloji kendisine özel bir düşün sistemi kurmakla birlikte biraz da diğer sosyal bilim dallarına göre daha geç gelişmesinden faydalanarak, araştırma  tekniği olarak bütün diğer dallardan yararlanmıştır. Bunların başında sosyoloji ve genellikle sosyoloji ile özdeşleştirilen, anket ve derinlemesine görüşmeler ve hatta odak <a href="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/07/virtua-research_observation.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-298" title="virtua research_observation" src="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/07/virtua-research_observation.jpg?w=187&#038;h=300" alt="" width="187" height="300" /></a><br />
grup tartışmaları gelmektedir.  Yani antropoloji, kamuoyundaki yanlış kanının aksine, yalnızca katılımcı gözlem yapmaz; gereksinimler çerçevesinde farklı araştırma tekniklerini bir arada kullanır. Dolayısıyla ne katılımcı gözlem yalnızca antropologların tekelindedir, ne de antropologlar araştırma tekniği olarak yalnızca katılımcı gözleme mecburdur.</p>
<p>Tüm bu saydığım gerekçelerle etnografik analiz gücünü kullandığı teknikten değil, etnografların bilgi birikimi ve deneyiminden, kısacası sahadaki insan kaynağının niteliklerinden almaktadır. Geçerli ve güvenilir bilgi üretebilecek etnografik araştırmalar uzun yıllar boyunca alınan antropoloji eğitiminden, kuramsal ve yöntembilimsel yetkinlikten, karşılaştırmalı etnolojik verilere hakimiyetten, eğitim ve araştırma sürecindeki usta-çırak ilişkisinden ve akademik donanımı sürekli yenileme zorunluluğundan bağımsız düşünülemez. Bu analiz süresince pek çok farklı yaklaşım ve kuramsal bakış kullanılır, bu çerçevede etnografik analizi belirleyen temel özellikler; bütünsellik (<em>holistic</em>), kültürel görecelilik, diyalojik, karşılaştırmalı ve yorumsamacı (<em>hermeneutic</em>) analizlerdir.</p>
<p>Basit bir örnek ile anlatırsak, bir olayın bütün gün boyunca gözlenmesi ya da olay gerçekleşirken orada bulunuyor olmak bu gözleme, “etnografik” sıfatının takılması için yeterli değildir. Zaten, bu şartlar etnografik araştırma için yeterli olsaydı, gözlemin yapıldığı iş yerinde çalışan insanların sağlayacağı bulgular, hatta sürekli kayıt alan güvenlik kamera sistemleri çalışma için yeterli olacaktır. Peki, bu durumda etnografik analizi diğer analizlerden ayıran nedir? Öncelikle, bu analizin kapsamlı bir antropoloji eğitimi almış ve/ya bu yöntemi uzman kişiler eşliğinde uygulayan sosyal bilimciler tarafından yapılıyor olması gerekir. İkinci olarak araştırma yürütülecek konuya ilişkin kuramsal bir konum alınmış olması gerekir; zira insanlar sadece bildiklerini gözlemleyebilir ve kuramsal açıdan neye bakacağını bilmeyen bir uzman da sıradan bir gözlemciden daha derinlikli bir bulguya ulaşamaz. Üçüncü olarak gözlemin sistematik bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekir. Sistematik gözlemden kasıt gözlemin çok uzun bir süre zarfında gerçekleştirilmesi değil, düzenli olarak gerçekleştirilmesi ve zamansal, konumsal değişkenler tarafından saptırılmasına ve sistematik hataya (<em>bias</em>) maruz kalmasının önlenmesidir.</p>
<p>Burada saydığımız maddeleri karşıladığı sürece yapılan analiz, ister sadece katılımcı gözlem, ister doğal gözlem ve derinlemesine görüşme<br />
tekniklerini kullansın, ya da bunların yanı sıra anket uygulaması yapsın etnografik araştırma olur. Zaten dünyada etnografi alanında yazılan doktora tezleri incelendiğinde birçoğunda bütün bu tekniklerin birlikte kullanıldığı gözlemlenmektedir.</p>
<p>Dikkat çekilmesi gereken diğer bir noktanın da disiplinlerarası karmaşa olduğunu düşünüyorum. Pazarlama araştırmalarında sıklıkla kullanılmakta olan ve özellikle bir konsept testi için geçerli bir yöntem olan<a title="Focus grup artıları ve farklılıkları" href="http://etnografika.wordpress.com/2011/05/26/focus-grup-artilari-ve-farkliliklari/"> odak grup çalışmaları </a>ve pazarlama ekipleri tarafından gerçekleştirilen ev ziyaretleri üzerinden gerçekleştirilen tartışmalar bu konuyu gündeme getirmektedir. Çoğunlukla psikologlar tarafından yürütülen ve değerlendirilen odak grup çalışmalarını ya da derinlemesine görüşmeleri etnografik araştırma diye tanımlamak etnografiye ve bu disiplinin emekçilerine haksızlık olmaktadır. Aynı şekilde, uzatılmış derinlemesine görüşme mülakat formlarının evde uygulanıyor olması bu çalışmaları etnografik yapmamaktadır. Zaten etnografi yalnızca bir araştırma tekniğinin uygulanmasından ibaret olsaydı, 4 yıllık lisans, 2-3 yıllık yüksek lisans ve 6-7 yıllık doktora eğitimine gerek duyulmaz, lisans düzeyindeki bir araştırma tekniği dersi ve uygulamasıyla gerekli donanım her arzu edene sağlanabilirdi.</p>
<p><a href="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/07/kamera.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-299" title="kamera" src="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/07/kamera.jpg?w=300&#038;h=226" alt="" width="300" height="226" /></a>Sözlerime 2006 yılında kaybettiğimiz ünlü antropolog Clifford Geertz’in <em>The Interpretation of Cultures</em> kitabında Gilbert Ryle’ın “göz kırpma” analizine yaptığı referansı anımsatarak son vermek isterim.  Ryle ve Geertz’in işaret ettiği doğrultuda, insanın fiziksel varlığının rutin bir süreci olan göz kırpmaya odaklanıp, farklı koşul ve sosyal etkiler altında bu süreçteki değişimleri gözlemlersek, antropoloji disiplinin insan davranışına getirebildiği derinlikli açıklamanın en çarpıcı örneklerinden birine tanık olabiliriz. Nitekim bu yaklaşımın yokluğunda, göz kapağının iniş kalkışlarını istem dışı fiziksel refleksler olarak tanımlayarak, sadece birer göz kırpma zannetmeye devam edecek, bir düzine diğer olasılığı ıskalayacak, bunun farkına asla aramayacak, ve daha da kötüsü farklara dikkat çekebilecek kişilere ve yaklaşımlara kör ve sağır kalacaktık.</p>
<p><strong>Y.Doç.Dr. Aykan Erdemir</strong></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/etnografika.wordpress.com/297/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/etnografika.wordpress.com/297/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/etnografika.wordpress.com/297/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/etnografika.wordpress.com/297/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/etnografika.wordpress.com/297/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/etnografika.wordpress.com/297/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/etnografika.wordpress.com/297/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/etnografika.wordpress.com/297/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/etnografika.wordpress.com/297/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/etnografika.wordpress.com/297/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/etnografika.wordpress.com/297/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/etnografika.wordpress.com/297/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/etnografika.wordpress.com/297/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/etnografika.wordpress.com/297/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=297&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etnografika.wordpress.com/2011/07/27/etnografi-bir-arastirma-tekniginden-daha-fazlasidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/09e537f84ac771faafe0c0f4699df738?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">demetdemiray</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/07/virtua-research_observation.jpg?w=187" medium="image">
			<media:title type="html">virtua research_observation</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/07/kamera.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">kamera</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Etnografik araştırma sırasında hangi evre?</title>
		<link>http://etnografika.wordpress.com/2011/07/20/etnografik-arastirma-sirasinda-hangi-evre/</link>
		<comments>http://etnografika.wordpress.com/2011/07/20/etnografik-arastirma-sirasinda-hangi-evre/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jul 2011 15:06:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>demetdemiray</dc:creator>
				<category><![CDATA[araştırma yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[etnografik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[saha]]></category>
		<category><![CDATA[antropolog]]></category>
		<category><![CDATA[antropoloji]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma raporu]]></category>
		<category><![CDATA[kalitatif]]></category>
		<category><![CDATA[pazar araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Virtua Research]]></category>
		<category><![CDATA[yakınlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://etnografika.wordpress.com/?p=290</guid>
		<description><![CDATA[Bir önceki “Antropoloji Okumak, Antropolog Olmak” başlıklı yazımda alan deneyimlerinin akademik formasyonla bütünleştirilmesinin çok büyük önem taşıdığına, bunun için de “yazma” yeteneğinin bir etnograf için yaşamsal bir öneme sahip olduğuna değinmiştim. Bu yazıda bu “önem”i açmaya çalışacağım. Etnografik araştırma evrelerini araştırma öncesi, araştırma sırası ve araştırma sonrası olarak üç döneme ayırabiliriz. Araştırma öncesi dönem, yani [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=290&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir önceki <a href="http://etnografika.wordpress.com/2011/04/11/antropoloji-okumak-antropolog-olmak/">“Antropoloji Okumak, Antropolog Olmak”</a> başlıklı yazımda alan deneyimlerinin akademik formasyonla bütünleştirilmesinin çok büyük önem taşıdığına, bunun için de “yazma” yeteneğinin bir etnograf için yaşamsal bir öneme sahip olduğuna değinmiştim. Bu yazıda bu “önem”i açmaya çalışacağım.</p>
<p>Etnografik araştırma evrelerini araştırma öncesi, araştırma sırası ve araştırma sonrası olarak üç döneme ayırabiliriz. Araştırma öncesi dönem, yani sahaya çıkmadan önceki dönem, saha için hazırlık yaptığımız, araştırdığımız konu ve araştırma alanımızla ilgili yazını taradığımız dönemdir. Bu dönemde kuramsal boşluklarımızı doldurur, alanın tarih ve coğrafya bilgileriyle kendimizi donatırız. Araştırmanın asıl can alıcı evresi, araştırmayı yürüttüğümüz alana varışımızla başlar. Kullandığımız yöntem ve araştırma teknikleri, günlük çalışma düzenimiz ve görüşmelerimiz araştırmamızın kalitesini bire bir etkilerler. Araştırma sırasında ise en önemli sorunumuz  “kabul edilme”dir. Irmak Toker arkadaşımız <a href="http://etnografika.wordpress.com/2011/05/05/neden-antropoloji-neden-antropolog/">“Neden Antropoloji? Neden Antropolog?”</a> başlıklı yazısında “kabul <a href="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/07/sinek.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-291" title="sinek" src="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/07/sinek.jpg?w=300&#038;h=300" alt="" width="300" height="300" /></a>edilmek”le ilgili olarak etnografların mottosunu zikretmiş: “Duvarda sinek olmak!” Irmak’ın yazısında doğru zamanda ve doğru yerde olmanın ne kadar önemli olduğunu örnekleriyle görüyoruz. Yanlış zamanda ve yanlış yerde olmak bütün bir araştırmanın hebâ olmasına bile yol açabilir. Araştırmanın üçüncü evresinde, yani saha sonrası evrede ise raporlama öne çıkmaktadır.</p>
<p>Etnograflar için çoğunlukla en çok önem verilen evre araştırma anıdır. Doğrudur. İyi bir literatür taraması yapmadan alana çıkabilirsiniz ve bu şekilde de alan araştırmanızı sona erdirebilirsiniz, ya da raporlamayı kötü yapsanız bile araştırmanızı sonuçlandırabilirsiniz, ama sahayı bitiremezseniz araştırma da bitmemiştir, hatta “kabul edilmezseniz” araştırmanız daha başlamadan bitmiş demektir. Dolayısıyla, çoğu kez araştırma anı, araştırma öncesinden ve sonrasından daha önemli olarak algılanır.</p>
<p>Bu tarz bir bakış açısı birçok etnografın kariyerini bitirmiştir.</p>
<p>Birçok başarılı araştırmanın başarısını belirleyen şey, araştırmanın sonucudur, yani raporlandırılmasıdır. Araştırmanın son döneminde yer almasından dolayı, çoğunlukla raporlandırma/yazım aşamasına gereken önem verilmemektedir. Sadece araştırma sonunda değil, araştırma sırasında da sürekli rapor yazmak etnograflar için bir zûl haline gelmektedir. Öyle ya! Başarılı bir araştırma sonunda, “hiç bir akademik değeri olmayan”, “anlamsız bir evrak yükü” için sizi “derin ve nitelikli işlerden alıkoyan” bu işlere vakit ayırmanın anlamı ne ki? Salt resmi prosedürleri yerine getirmek için yazmış olduğunuz raporunuzun değeri sahip olduğunuz akademik yeterliliğiniz ve bilimsel derinliğinizle zaten malûmdur. Muhtemelen bu yeterliliğiniz ve derinliğiniz raporunuzu okuyan kişileri “aşar”. Yazınızın biçimine getirilen eleştirileri de kolaylıkla; “Benim yazdığımı anlayacak derinliğe sahip değiller, o yüzden biçime takmışlar” tarzı bir söylemle savunmaya geçebilirsiniz.</p>
<p>Raporlar sadece işverenin, ya da araştırmanın sponsorlarının, ya da akademik kurullarının sizin çalışma disiplininizi kontrol ettikleri bir mekanizmanın parçası değillerdir. Aynı zamanda ara ara sizin çemberin dışına çıkıp yaptığınız işleri dışarıdan görmenizi sağlayan, eksiklerinizi fark etmenizi sağlayan, yapabileceğiniz farklı açılımların yolunu gösteren niteliğe sahiptirler. Açıkçası, rapor sadece kontrol mekanizmasının bir parçası değil, işlerin yürütülmesinde de temel unsurdur. Can Koparan <a href="http://etnografika.wordpress.com/2011/06/24/hizmet-sektorunde-bir-antropolog/">“Hizmet Sektöründe Bir Antropolog”</a> başlıklı yazısına daha önce yazmış olduğu bir rapordan alıntı yaparak başlamış. Bir araştırma sırasında kendisine belki de “zûl” gelen günlük tasvir defterlerini karıştırırken rastladığı bu tümce, Can için önemli bir içebakış, yaptıklarını değerlendirebilmek için önemli bir fırsat sunmuş.</p>
<p>Elbette ki insanın zekâ düzeyi yaptığı işin kalitesini etkiler. Hafızamızın sağlamlığı da bize birçok konuda fayda sağlar. Fakat en iyi etnograf, zekâsına ve hafızasına en az güvenen etnograftır. En çok not tutan, görsel belgelemeye önem veren, tuttuğu notları düzenli raporlar haline getiren etnografın alandaki önemli gelişmeleri ve olguları gözden kaçırabilme ihtimali de o derecede azalır.</p>
<p><a href="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/07/rapor1.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-294" title="rapor" src="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/07/rapor1.jpg?w=300&#038;h=199" alt="" width="300" height="199" /></a>Bu noktada “yazı” başlı başına bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bu “sorun”u sorun olmaktan çıkarıp etnografik yönümüzün “güçlü” yönü yapmak bizim elimizde. Üstelik de sanılandan çok kolay. Burada anahtar sözcüğümüz “sürekli yazmak”.</p>
<p>Bilindiği gibi insanlık tarihi yazıyla başlar. Neden? Çünkü, insanı diğer canlılardan ayıran en büyük üstünlüğü sadece düşünce gücü ve zekâsı değil, birikimini gelecek kuşaklara da aktarabilmesidir. Bu ise ancak dille mümkün.  Yazı, dili en verimli ve sistematik bir biçimde kullandığımız araçtır. Bu bağlamda, genel olarak bütün bilim dalları için dil ve yazı başlı başına büyük bir öneme sahiptir.</p>
<p>Çalışma nesnesi “kültür” olan etnograf için ise dile ve yazıya hâkim olabilmek, diğer bilim dallarına kıyasla çok daha büyük bir öneme sahiptir.</p>
<p><strong>Yrd. Doç. Dr. Özgür Dirim Özkan</strong></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/etnografika.wordpress.com/290/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/etnografika.wordpress.com/290/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/etnografika.wordpress.com/290/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/etnografika.wordpress.com/290/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/etnografika.wordpress.com/290/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/etnografika.wordpress.com/290/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/etnografika.wordpress.com/290/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/etnografika.wordpress.com/290/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/etnografika.wordpress.com/290/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/etnografika.wordpress.com/290/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/etnografika.wordpress.com/290/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/etnografika.wordpress.com/290/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/etnografika.wordpress.com/290/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/etnografika.wordpress.com/290/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=etnografika.wordpress.com&amp;blog=8174274&amp;post=290&amp;subd=etnografika&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://etnografika.wordpress.com/2011/07/20/etnografik-arastirma-sirasinda-hangi-evre/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/09e537f84ac771faafe0c0f4699df738?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">demetdemiray</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/07/sinek.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">sinek</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://etnografika.files.wordpress.com/2011/07/rapor1.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">rapor</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
